19 Nisan 2010 Pazartesi

ATATÜRK'TEN SON MEKTUP

ATATÜRK’TEN SON MEKTUP


Siz beni hala anlayamadınız.
Ve anlayamayacaksınız çağlarca da…
Hep tutturmuş ‘Yıl 1919 Mayıs’ın 19’u diyorsunuz.
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor; övüyorsunuz.
Mustafa Kemal’i anlamak, bu değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.

Bırakın o altın yaprağı artık,
Bırakın rahat etsin anılarda şehitler.
Siz bana; neler yaptınız ondan haber verin.
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin?
Mustafa Kemal’i anlamak, yerinde saymak değil.
Mustafa Kemal’in ülküsü, sadece söz değil.

Bana muştular getirin bir daha,
Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan.
Kuru söz değil; iş istiyorum sizden anladınız mı?
Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı?
Mustafa Kemal’i anlamak, avunmak değil,
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.

Hala o acıklı ağıtlar dudaklarınızda,
Hala oturmuş on Kasımlarda bana ağlıyorsunuz.
Uyanın artık diyorum; uyanın, uyanın.
Uluslar fethine çıkıyor, uzak dünyaların.
Mustafa Kemal’i anlamak, göz boyamak değil.
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız;
Laboratuarlarda sabahlayın,  kahvelerde değil.
Bilim ağartsın saçlarınızı; kitaplar,
Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar.
Mustafa Kemal’i anlamak ağlamak değil;
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil…

Demokrasiyi getirmişim, sizlere özgürlüğü;
Görüyorum ki hala aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş.
Birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken;
Hani köylerde ışık, hani bolluk; ani kavgasız gülen?
Mustafa Kemal’i anlamak itişmek değil.
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

Arayı kapatmanızı istiyorum, uygar uluslarla;
Bilime, sanata varılmaz, rezil dalkavuklarla.
Bu vatan; bu canım vatan, sizden çalışmak ister;
Paydos övünmeye; paydos avunmaya yeter, yeter.
Mustafa Kemal’i anlamak; aldatmak değil.
Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil…

Hilmi YAĞCIOĞLU

Hiç yorum yok:

Katkıda bulunanlar