20 Ağustos 2016 Cumartesi

304- MİLLİ MÜCADELEDE İHTİLAL PLANI

            MİLLİ MÜCADELENİN ÖNCÜSÜ VE LİDERİ MUSTAFA KEMAL’İN
 İHTİLAL PLANI…
           

Milli Mücadelede İhtilal Planı: (Milli Bilinçlenme, Milli Örgütlenme, Kurtuluş savaşı)
            Mustafa Kemal’in ihtilal planını dört noktada özetlemek mümkündür.
  1. Anadolu’nun İstanbul ile olan fikri ve idari bağını kopartarak Anadolu’yu İstanbul’dan ayırmak.
  2. “Milli İstiklali kurtarmak” Parolası ile Anadolu halkını bir örgüt etrafında birleştirerek İhtilal havasına  sokmak.
  3. İhtilal için Ordunun desteğini sağlamak.
  4. Anadolu’daki Mülki idareyi, Valiler ve Mutasarrıflar eliyle İhtilal yönetimine bağlamak.
Türkiye’nin o günkü koşullarında bu planın açıkça ortaya konulması elbette düşünülemezdi. İşin başında bulunanlar bile, Mustafa Kemal’in Memleketi ihtilale sürüklediğini kesinlikle bilmemeliydiler. Bunu içindir ki Mustafa Kemal, hep Milli İstiklali, Vatanı ve Padişahı kurtarmaktan söz etmiş; Padişaha karşı yapılan herhangi bir hareketi, ”Padişahı kurtarma gerekçesine” dayamıştır.

      Mustafa Kemal, İhtilalin koşullarının ne ölçüde hazır olduğunu düşünürken, durumu şöyle değerlendirmekte idi: Millet ve Ordu, Padişahın ihanetinden haberdar değil.
Asırların kökleştirdiği dini ve ananevi bir bağ ile padişaha karşı itaatkar ve sadık. Milleti ve Orduyu kurtuluş için bir fikir etrafında toplamak gerekiyor. Ancak Millet ve Ordu; asırların verdiği alışkanlık ile kendisinden önce HİLAFETİN VE SALTANATIN kurtuluşunu düşünüyor.
Padişahsız ve Halifesiz bir kurtuluş düşünemiyor. Başka türlü fikir ve karar sahipleri; Milletin ve Ordunun gözünde; derhal dinsiz, vatansız ve hain olur.
      Halkı ve Orduyu İhtilale sürükleyebilmek için Mustafa Kemal’in elinde üç önemli koz vardı.
1.    Yurdun birçok bölgesinin özellikle de İzmir’in İşgali.
2.    Hükümetin acizliği, tepkisizliği ve düşmanla işbirliği içinde görünmesi.
3.    Taşıdığı sıfat ve yetkiler. (Ordu Müfettişliği ve Padişah Fahri Yaverliği)

-- İtilaf Devletlerinin Anadolu üzerindeki emelleri ve Mondros Mütarekesi gereğince bazı yerlerin işgali, Anadolu’nun birçok yerinde halkı endişeye sevk etmişti Ancak  İzmir’in işgali, o güne kadar sezilmemiş olan büyük tehlikeyi ortaya çıkarmıştır. İzmir’in başına gelen felaket her yerde beklenebilirdi.
İzmir’in işgali ile ortaya çıkan heyecanı besleyerek tüm yurda yaymak ve devamlı kılmak gerekiyordu. Mustafa kemal bunu büyük koz olarak kullanacaktı.
-- İzmir’in işgali üzerine Hükümet istifa etmiş, ancak Padişah yeni hükümeti kurma görevini Damat Ferit Paşaya vermişti.
Halik Ferit Paşayı tanımıyordu. Bir vatan parçasının küçük bir devlet tarafından kolayca işgaline seyirci kalan ve halka sükunet tavsiye eden bir hükümeti halkın gözünden düşürmek zor olmayacaktı.
Aslında altı aydır, İtilaf Devletlerinin işgal ve kontrolünde bulunan İstanbul’da Hükümet edilemezdi. Padişah da aynı nedenle hür ve serbest değildi.
Bu görüşü ileri sürerek, Milletin İstanbul’a karşı ümidini ve güvenini kırmak, ihtilal için Mustafa Kemal’in elinde kuvvetli bir kozdu.
Mustafa kemal Paşa "Yaveri Hazreti Şehriyari” idi.
Bu saygıdeğer sıfata ilaveten, Ordu müfettişi unvanını taşıyordu.
Samsundan itibaren Sivil ve Askeri makamlara yazdığı yazılarda bu iki sıfatını da kullanmıştır. Ordu Müfettişi ve Padişahın yaveri olarak tanınmak ve güven kazanmak zorunda idi. İlk etkiyi yaptıktan sonra, bu sıfatları kaybetse bile gerisi nasılsa gelirdi.
Mustafa Kemal’in bir şansı da; tüm Anadolu’da Mustafa Kemal Paşa’dan daha kıdemli Komutanın bulunmayışı idi. ( Konya’da bulunan Yıldırım Kıtaatı Müfettişi Mersinli Cemal Paşa daha kıdemli idi. Fakat kısa bir süre sonra, İstanbul’a gitti ve Harbiye nazırı oldu)

İhtilalde Mustafa Kemal’in Kullandığı Metot;
1.    Uygulamayı birtakım safhalara ayırmak,
2.    Olayların gelişmesinden yararlanarak, kamuoyunu hazırlamak.
3.    Aşama, aşama yürüyerek hedefe ulaşmaya çalışmak.
 Düşüncelerini ve tasarladığı planı uygulamak için ihtilalin, her aşamasını, zamanı geldikçe, ortaya koyacaktı.
Bu metot; olayları zorlamamak, ancak başarıyı da tümüyle rastlantılara bırakmamak, demekti.
Mustafa Kemal, yukarıda belirtildiği gibi, İhtilal hareketini, halka mal etmek ve İhtilali halk hareketi olarak göstermek istiyordu.
Ancak başarıya ulaşmak için Ordunun desteğine de ihtiyacı vardı. Kendi deyimi ile ”ilk olmak üzere, tüm Ordu ile temasa geçmek lazımdı.”

Mustafa Kemal, Milleti, Orduyu ve Meclisi kazanarak, birlik beraberlik içinde Milli Mücadeleyi yürütmüş ve başarıyı sağlayarak, önce işgalcileri yurttan kovmuş, yepyeni bir devlet kurarak, Türk Milletinin Çağdaş dünyadaki yerini almasını sağlamıştır…

Ahmet AVCI
20 Ağustos 2016
İZMİR




Hiç yorum yok:

Katkıda bulunanlar