Ahmet Avcı
25 Aralık 2010
İSMET İNÖNÜ ve YAKIN TARİHİMİZ!
37 yıl önce aramızdan ayrılan Büyük Devlet adamı İsmet İnönü’nün şu ünlü sözü ile başlamak istiyorum.
“Bir ülkedeki, namuslu insanlar, en az namussuzlar kadar cesur olmadıkça o ülke için kurtuluş yoktur.”
Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Başbakanı, ikinci Cumhurbaşkanı, Mustafa Kemal Atatürk’ün yakın silah ve çalışma arkadaşı İsmet İnönü;
1884 yılında İzmir'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Sivas'ta tamamladı. 1897 yılında İstanbul'daki Mühendishane İdadisi'ne gitti. 1901'de Mühendishane-i Berri-i Hümayun'a (topçu okulu) başladı, Bu okulu 1903'te topçu teğmeni olarak bitirdi. 1906'da Erkân-ı Harbiye Mektebi'ni birincilikle bitirerek kurmay yüzbaşı rütbesiyle Edirne'deki 2. Ordu'nun 8. Alay'ında bölük komutanlığına atandı.
1908'de kolağası oldu ve 31 Mart Olayı (13 Nisan 1909) olarak bilinen ayaklanmayı Selanik'ten gelerek bastıran Hareket Ordusu'nda görev aldı.
1910'da Yemen Ayaklanması'nı bastırmakla görevlendirilen Ahmet İzzet Paşa'nın karargâhında görevlendirildi. Buradaki hizmetleri nedeniyle kendisine dördüncü dereceden Mecidiye Nişanı ve bir yıl kıdem verildi. 26 Nisan 1912'de binbaşılığa yükseltildi ve Yemen Mürettep Kuvvetleri Kurmay Başkanı oldu.
Bu ve bundan önceki görevlerinde sınır sorunları ve asilerle yapılan anlaşmalarda başarılı hizmetleri ve meslekî özellikleriyle dikkati çekti.
Balkan Savaşı çıkınca (1912) İstanbul'a döndü (1913). Çatalca'daki sağ cenah komutanlığı emrine verildi.
1914'te Harbiye Nazırlığı ve Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisliğine (Genelkurmay Başkanlığı) atanan Enver Paşa'nın başlattığı ordunun yenileştirilmesi hareketinde etkin rol oynadı.
9 Kasım 1914'te Kaymakam (yarbay), 14 Aralık 1915'te Miralay (albay) oldu ve Çanakkale'deki 2. Ordu'nun Kurmay Başkanlığına atandı.
Daha sonra, Doğu Cephesi'nde görevlendirildi.
Bu sırada Mustafa Kemal Paşa da bu ordunun 16. Kolordu Komutanlığına atamıştı.
İsmet Bey, 1916'nın yaz aylarında bir süre çarpışmaları yönetti. Ocak 1917'de 2. Ordu Komutan vekili Mustafa Kemal Paşa'nın önerisiyle 4. Kolordu komutanlığına getirildi; stratejik birliklere komutanlık dönemi de bu göreviyle başladı.
Mustafa Kemal Paşa ile birlikte çalıştı ve yıllar süren dostlukları ile devletin geleceği hakkında ortak fikirleri gelişti.
Mayıs 1917'de Suriye Cephesi'nde 20. Kolordu Komutanlığına, 19 Haziran'da da 3. Kolordu Komutanlığına atandı.
Bir süre sonra İstanbul'a geri çağrıldı ve Halep'te 7. Ordu'nun oluşturulmasında görev aldı. Daha sonra bu orduda Kolordu Komutanlığına getirildi ve 7. Ordu'nun Komutanlığını üstlenen Mustafa Kemal Paşa ile gene yakın ilişki içinde oldu.
Mütareke döneminde Genelkurmay Karargahında görev aldı.
Milli Mücadele başlayınca da Mustafa Kemal Paşa ile yakın işbirliğini sürdürdü. Bu arada bir kaç kez Ankara’ya gelerek Mustafa Kemal Paşa’ya yardımcı oldu.
16 Mart 1920’de İstanbul resmen İtilaf Devletlerince İşgal edilince de Ankara’ya geçti.
23 Nisan 1920'de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) Edirne milletvekili olarak katılan İsmet Bey, 3 Mayıs'ta İcra Vekilleri Heyeti'nde erkân-ı harbiye-i umumiye vekili (Genelkurmay başkanı) oldu. Bu görevi üstlendiğinde albaydı ve kendisinden hem rütbe, hem kıdemce çok ileride komutanlar da vardı. İsmet Bey, 6 Haziran'da İstanbul'da divanı-harp tarafından gıyabında ölüm cezasına çarptırıldı.



